Allah’a Senayla Duanın Kabulü İçin Peygamber ve Ehli – Beyt’ini Vasıta Kıldığı Münacattaki Duası

BismillahîrRahmanîrRahîm

Allah’ım! İbadetinde kusur ettiğimi ve birçok itaatte gevşeklik gösterdiğimi bildiğim halde huzurunda durmuş, ellerimi sana açmış bulunmaktayım. Kuşkusuz ki, eğer hayâ yolunu tutsaydım istekte bulunmaktan ve dua etmekten korkardım. Rabbim! Ancak senin aşırıya gidenleri kapına çağırdığını ve onlara güzel bir bağışlama ile sevap vaat ettiğini duyduğumda nidâna icabet etmek ve merhametlilerin en merhametlisinin şefkatine sığınmak için geldim.

İtaat ehline üstün kıldığın, isticabet ve şefaat makamı bahşettiğin – Allah’ın salât ve selamı O’na ve Ehli – Beyt’ine olsun- Peygamberini senin nezdinde cennet ve cehennemi ayıran olarak adlandırılan onun seçilmiş vasisini, kadınların efendisi Fatıma’yı ve Allah’ın velisi ve peygamberin vasisi olan evlatlarını, (kullarının) sana kendileriyle yöneldikleri ve katında şefaatçi olmaları için vesile kıldıkları bütün has meleklerini vasıta kılarak sana yöneldim. Bunlar, dergâhının haslarıdır. O halde onlara salât ve selam eyle ve beni likânın (ölümün) tehlikelerinden güvende kıl.

Beni haslarından ve sevdiğin kullarından kıl. Zira isteğimin öncesinde seninle buluşmaya vesile olanları öne çıkardım. Buna rağmen isteğimi geri çevirirsen ve nezdinde arzularım ümitsizliğe dönerse (itiraz hakkım yoktur). Çünkü varlığın sahibi, sahip olunanın günahlarını görmüş ve onu kapısından kovmuştur. Efendi, kölesinin kusurlarını görmüş ve ona cevap vermekten yüz çevirmiştir. Eyvahlar olsun bana eğer geniş rahmetin bana dar gelse (ve beni kuşatmasa). Beni kapından kovarsan kimin kapısında durayım? Eğer isticabet kapılarını duama açarsan ve isteğime ulaşmamda bana yardım edersen layık olduğum için değildir.

Varlığın sahibi (sahip olduğuna), ihsanda bulunmaya başlamıştır ve o ihsanı tamamına erdirmek istemiştir. Mevla, kölesinin hatasını affetmiş ve konumuna merhamet etmiştir. İşte burada hangi nimetine şükredeyim bilmiyorum. Hoşnutluğunu bana nasip ettiğin ve geçmişi bağışlayarak lütufta bulunduğun zamana mı? Yoksa affının ve mağfiretinin yanı sıra kerem ve ihsanını yeniden başlattığın zamana mı?

Şu halde rabbim! Senden bu nitelenen konumda, zor durumdaki kederli kulun olarak isteğim, geçmiş günahlarımı bağışlamandır. Ömrümün kalan kısmında beni (günahlara karşı) koru. Toprağın bağrında yatan ve aileden, evden uzak olan garip anne ve babama rahmet et. Yalnızlıklarını ihsanının nurlarıyla birleştir. Korkularını mağfiretin neticesinde ülfete çevir. Kıyamet tehlikelerinden senin şefkatinle güvende olmalarına ve o ikisini rahmetinle ebedi yurda yerleştirmene dek, iyiliklerinden dolayı sevinç ve nimet, kötülüklerinden dolayı mağfiret ve rahmeti her zaman yenile.

Önceki ve sonraki sevincin bizi sarması için benimle onları yüce cennet nimetleri içinde buluştur. Efendim! Eğer amelim içinde onların makamını yüceltecek ve değerlerini artıracak bir şey görüyorsan, onu hakları boynumda oldukça onlar için karar kıl ve rahmette beni onlarla ortak kıl. Küçükken (rahmet ve şefkatle) beni yetiştirdikleri gibi onlara rahmet et.

AhmetŞakar.Com çerez kaydetmemekte, kişisel bilgilerinizi kullanmamakta ve reklam göstermektedir.