Şehadet

Şehadet (Arapça: الشهادة), cihatla bir bütün olan bu terim Allah yolunda ölmek anlamına gelir. Kur’an-ı Kerim bu öğretiden defalarca bahsetmiştir. Kur’an ayetlerine göre, Allah yolunda ölmüş kişi şehit ve diridir; onu ölü olarak adlandırmak doğru değildir. İslami hadislerde şehadet en üstün ibadetlerden sayılmıştır. Kerbela Vakıası ve İmam Hüseyin’in (a.s) şehadeti, Şiaların nezdinde şehadet makamını daha da güçlendirmiştir. Çok sayıda Şia, Hz. Fatıma’nın (s.a) şehit olduğuna inanmakta ve nakledilen bazı hadislere göre tüm Masum İmamlar (a.s) şehit olmuşlardır.

İslam yolunda ilk şehit olan kişi, Ammar Yasir’in annesi Sümeyye’dir. Hz. Sümeyye’yi Ebu Cehil şehit etmiştir. Seyyid-i Şüheda (şehitlerin efendisi) lakabı, Uhud savaşından sonra Hz. Peygamber Efendimizin (s.a.a) amcası Hz. Hamza’ya verilmiş, ancak Kerbelavakıasından sonra genellikle Seyyid-i Şüheda’dan maksat Hz. İmam Hüseyin (a.s) Efendimizdir.

Şehadetin Anlamı

Allah yolunda ölen kişiye neden şehit dediklerine dair bazı görüşler ileri sürülmüştür. Onlardan bazıları şunlardan ibarettir:

  • Allah’ın rahmet melekleri, onun (şehidin) fedakârlık ve canını feda edişine şahittirler;
  • Allah ve melekleri onun cennete girdiğine şehadet etmektedirler;
  • Kişi şehit olurken toprağa (şahide) düşer (yerin adlarından biri “şahide”dir ve kıyamet günü şahitlik yapacaktır. Dolayısıyla şehit yere düşünce toprak (yer) ona şahitlik eder);
  • Şehit, Allah katında diri ve hazırdır;
  • Şehit, Allah’ın mülk ve melekûtunu müşahede etmektedir.

Önem ve Konumu

Kur’an-ı Kerim’in şehitleri ve şehadet makamını övmesi, İslam dininde şehadet öğretilerine verilen önem ve şehadet makamının savunulması, eski zamanlardan beri Müslümanların nezdinde, şehadetin özel bir yerinin olduğunu ortaya koymaktadır.

İslam kültüründe şehadet işlerin değerini ölçen bir ölçü birimi gibidir. Müslümanlar bazı fiil ve eylemlerin değerini göstermek için onları şehadetle mukayese etmektedirler. Örneğin bazı hadislerde, kişinin onuruyla çalıştığı sırada veya geçimini temin etme yolunda ölmesi, şehadet derecesinde sayılmıştır. Çağımız İslam toplumlarında da şehadet istemi, dini ve manevi bir değer olarak bilinmektedir. Sömürgeci güçlere karşı mücadele ve işgal edilmiş Filistin topraklarının özgürlüğüne kavuşturulması gibi Müslümanların özgürlük taleplerinde de bu öğreti çokça kullanılmaktadır. Filistin’in özgürlüğü konusunda canını verenler, şehit sayılmaktadır. İran’da da İran İslam Devriminin zaferi için veya emperyalistler tarafından Irak’ın İran’a saldırtılması ile başlayan sekiz yıllık savaşta İran’ı ve topraklarını savunurken ölenler de şehit sayılmaktadır. İslam düşmanlarına karşı düzenlenen İstişhat eylemleri de çağımızda karşılaşılan şehadetle ilintili konulardandır.

Kur’an’da

  • Kur’an-ı Kerim’in müminlere İslam ve İslam toplumlarının can verme fedakârlığına ihtiyaç duyduklarında, bunun için tereddüt etmemelerini tavsiye etmiştir. Bazı Müslümanların cihat meydanlarından kaçma eğilimlerinin nedeni dünyevidir. Kur’an-ı Kerim, Allah’la alış verişi gündeme getirmekte ve Müslümanlara geçici dünya malını biriktirme yerine, canlarını ebedi cennet karşılığında satmalarını emretmektedir.
  • Kur’an-ı Kerim’in ifadesine göre, Allah yolunda öldürülmüş olanlar ölü olarak adlandırılmamalı ve bunun yanlış bir anlayış olduğu; şehitlerin diri oldukları ve Allah katında rızıklandıkları belirtilmektedir.
  • Ahzab suresinin 23. Ayeti kerimesinde, Allah yolunda sadık bir şekilde canlarını verenler gündeme getirilmiş ve bu kişiler övülmüştür.

Dualarda

Dualarda, akıbetin şehadetle sona ermesi, Hz. Resulullah’ın (s.a.a) bayrağı altında şehit olmak, en kötü insanların eliyle öldürülmek ve en onurlu bir şehadeti Allah’tan talep etmek tavsiye edilmiştir.

Şehadetin Avantaj ve Üstünlükleri

Hadislerde, şehitler için bazı avantaj ve üstünlükler zikredilmiştir:

  • Kıyamette şefaat edeceklerden biri de şehitlerdir. Kıyamet günü üç grup şefaat etmek için kalkacak ve Allah’ta onların şefaatini kabul edecektir: Peygamberler sonra alimler ve sonra şehitler.
  • Fıkıhta açıklanan şartlarıyla kişi şehit olmuşsa gusül ve kefene ihtiyaç duyulmaz ve üstündeki kıyafeti ile toprağa gömülür.
  • Şehit hesapsız olarak cennete girer. Bazı hadislerde kul hakkı bundan istisna edilmiştir.
  • Şehit kıyamet günü, cennete girecek ilk kişilerden olacaktır.

İslam’da İlk Şehit

İslam’ın ilk şehidi, Peygamber Efendimizin (s.a.a) ashabından, Ammar bin Yasir’in babası ve Sümeyye bint Hayat’ın eşi Yasir bin Amir’dir. Yasir bin Amir, ilk Müslümanlardan ve İslam’ın ilk şehididir. Müşriklerin işkenceleri sonucunda şehadete ermiştir. Yaşlı olmasına rağmen, en ağır işkencelere dayanmış ve sonunda bu ağır işkenceler sonucunda şehit olmuştur.

Seyyid-i Şüheda

Seyyid-i Şüheda (şehitlerin efendisi) lakabı, Uhud Savaşından sonra Hz. Peygamber Efendimizin (s.a.a) amcası Hz. Hamza’ya verilmiş bir lakaptır. Ancak Şialar, Kerbela vakıasından sonra Seyyid-i Şüheda lakabını Hz. İmam Hüseyin (a.s) Efendimiz için kullanmaktadırlar.

Hadislerde Şehadet

  • Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her iyiliğin üstünde insanın Allah yolunda öldürülmesine kadar bir iyilik vardır. İnsan Allah yolunda öldürülünce o iyilikten daha üstün bir iyilik yoktur.”
  • Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “En şerefli ölüm şehadettir.”
  • İmam Zeynel Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: “Aziz ve celil olan Allah nezdinde şu iki damladan daha sevimli hiçbir damla yoktur. Allah yolunda dökülen kan damlası ve kulun gece yarısı aziz ve celil olan Allah için döktüğü göz yaşı damlası.”
  • İmam Ali (a.s) Malik Eşter’e yazdığı mektubunun sonunda şöyle buyurmuştur: “Rahmetinin genişliğine, yüce kudretine ve her isteneni vermesine dayanarak, senin ve benim ömrümü saadet ve şehadetle tamamlamasını diliyorum.”
  • Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz ben Allah yolunda savaşmayı sonra öldürülmeyi, yeniden savaşmayı sonra yine öldürülmeyi ve yeniden savaşmayı ve öldürülmeyi seviyorum.”
  • İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah’a andolsun ki ben hak üzereyim ve şüphesiz şehadeti seviyorum.”
  • İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Sizler eğer öldürülmeseniz de öleceksiniz. Ali’nin canı elinde olana andolsun ki başa inen bin kılıç darbesi yatakta ölmekten daha kolaydır.”
  • Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Hiç kimse öldükten sonra Allah nezdinde hayırdan nasiplenmez, kendisine bütün dünya verilse dahi dünyaya dönmekten mutlu olmaz. Sadece şehit şehadetin faziletini bildiği için yeniden dönmeyi ve dünyada öldürülmeyi arzu eder.”
  • Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her kim gerçekten şehadeti arzularsa ona -her ne kadar şehadete erişmese de- (sevabı) verilir.”
 Pdf İndir